Kurlar
: • DOLAR ALIS
1.231 SATIS 1.2311
• EURO ALIS 1.8975
SATIS 1.9067
GELENEK GÖRENEKLERİMİZDEN
DÜĞÜNLERİMİZ (TOYLARIMIZ)
Evlenen çiftleri kutlamak için yapılan ve evliliği yedi düvele duyurmak için
düzenlenen tören veya şenlikli eğlencelere düğün denir. Düğünler tarihin
eski zamanlarından beri uygulana gelmiştir ve sosyal yaşantının en önemli
göstergelerinden biri olan düğünlerde örf ve adetler yansıtılmıştır. Turuncu
duvak takan Romalılardan damat ile gelinin salıncakta oturtulduğu Hindulara
kadar kültürler farklılaştıkça düğünler de çeşitlilik göstermiştir.
Anadolu’daki düğünlere baktığımızda ise genelde düğünlerin birbirlerine
benzerlik gösterdiğini görürüz. Her kültürde olduğu gibi Anadolu
düğünlerinde de gelenek ve görenekler ön planda tutulur. Ancak milli
kültürümüz de zamanla değişmektedir ve sanayileşme ve kentleşmenin etkisiyle
düğünlerimiz de bu değişimden nasibini almaktadır. Bu yazıda da değişen
kültürün etkisiyle tam olarak uygulanamasa da Bulanık’ımızdaki yaşam
biçimimizi yansıtan geleneksel düğünlerden yani toylarımızdan
bahsedilecektir.
Geleneksel Anadolu düğünlerinde olduğu üzere düğünden önce bazı aşamalar
bulunmaktadır; tanışma, görücülük, kız isteme, söz kesme, nişan ve son
olarak düğün. Genelde herkes birbirini tanıdığı ya da birbiriyle akraba
olduğu için kız ve oğlanın önceden buluşup görüşmesi kolay değildi. Oğlan
kızı ya kendisi beğenir ya da tavsiye üzerine görürdü. Oğlan şapkasını
kaldırarak kızı selamlar ya da şapkası yoksa mendil sallardı. Kızın cevabı
olumlu ise leçeğinin iki ucunu kaldırarak oğlana mesaj verirdi ve kızında
gönlünün olduğu anlaşılırdı. Ama sevmeler uzaktan uzağa olurdu. Bazı
evlenmeler görücü usulü ile olsa da halkımız artık bu geleneği terk etmeye
başlamıştır. Kızdan olumlu yanıt gelmesi üzerine bir sonraki aşama oğlan
tarafının kendi niyetlerini iletmesi ve kız tarafının niyetini öğrenmesi
için bir elçi göndermesi olur. Olumlu cevap gelirse kasabanın ileri
gelenlerinde bir ya da birkaç kişiyle birlikte kız evine tekrar gidilir, kız
istenir ve genelde bilezik ve beşibirlik takılmak suretiyle söz kesme ya da
beh dediğimiz iş gerçekleşir ve kızın gelin olarak alınıp kabul edildiği
onaylanmış olur.
Daha sonraki aşama nişan hazırlıklarının yapılmasıdır. Nişan yüzüklerinin
takılmasıyla asıl telaş yani düğün hazırlıkları başlar. Önce kız evinde bir
kına gecesi yapılır. Bu arada isteyen olursa kıza takı takılır. Ertesi gün
aynı merasim oğlan evinde de yapılır ve buna gınavet adı verilir. Bir
sonraki gün ise uygun bir yerde oğlan tarafınca döş adı verilen bir yemek
verilir. Yemekte ortaya bir tepsi getirilir ve davetliler o tepsiye bahşiş
atarlar. Bu bahşişi genellikle orada çalgı çalanlar alır. Bu arada damatla
da ilgilenilir. Gerdek gecesine kadar damatla ilgilenen ve ondan sorumlu
olan bu özel kişiye sağdıç denir. Düğün geleneklerinden bir tanesi de koşu
düzenlenmesidir. Atlara binilerek belli bir mesafe gidilir ve daha sonra
düğün evine kadar koşmak suretiyle koşu gerçekleştirilir. Genellikle
Güllüova, Mescitli, Yoncalı köylerinden koşulur. Birinci gelen atın boynuna
kırmızı ya da beyaz bir yağlık başörtüsü bağlanır. Buna nemer adı verilir.
Nemeri alan kişi düğün sahibi tarafından ödüllendirilirdi.
Kız evinden gelin adayı davul zurna eşliğinde alınırken kızın çeyiz sandığı
da arabaya konulur ancak tam bu sırada sandığın üzerine oturulup bahşiş
istenmesi adettendir. Bahşiş verilmesiyle sandık arabaya yüklenmek üzere
kaldırılır. Tüm bunlar olup biterken bir de ağlama havası da çalınır. Ağlama
havası deyip de Vacip dayının zurnası ile Godunun yanık sesli meyini anmadan
geçmek olmaz. Ailesinin gözyaşlarıyla kız düğün salonuna doğru uğurlanır.
Türk düğünlerinin genel adetleri düğünümüzde görülür ve düğünün başlamasıyla
önce gelin ve damat oynatılır, damat ve geline çeşitli hediyeler takılır.
Düğün biter bitmez gelin adayı oğlanla birlikte oğlanın evine getirilir. Bu
esnada gelinin başına yukarıdan kuru meyve, çerez ve para atılır. Gelin
adayı inerken ayağının altına ters çevrilmiş bir bakır kazan ve onun üstüne
tahta bir kaşık konulur. Gelin adayı inerken bu kaşığı bir vuruşta kırar.
Kaşık kırılırsa bu evlenen çiftler için uğur sayılır iyi bir temenni
şeklinde yorumlanır. Böylece düğün biter.
Ancak son yıllarda Bulanığımız çeşitli yörelerden göç almaktadır. Bunlarda
yöremize özgü düğün adetlerimize gelenek ve göreneklerimize alışmış ve
kaynaşmışlardır. En kötü günümüzün düğünlerimiz gibi olması dileğiyle…